Serpil Yılmaz
02 Temmuz 2018 Pazartesi, 20:20:30
Serpil Yılmaz
Londra ziyaretinin izlerini takip ettim

Üzerinden neredeyse 2 ay geçti, iş insanlarının "Londra ziyaretinde ne konuşulmuş" sorgulaması sürüyor.
İş dünyasında "siyasetin-dış politikanın nabzını tutma" refleksini artırıyor. Büyük grupların neredeyse tümü, ekonomiye yön veren dış ve iç politika gelişmelerini kavramaya çalışıyor.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın mayısın ikinci haftasında Londra'ya yaptığı 3 günlük ziyarete, "duyulan ihtiyaç" üzerine, bugünden bakmaya çalışacağım.
Erdoğan, Londra temasları kapsamında İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth ile Buckingham Sarayı'nda yaklaşık 40 dakika süren bir görüşme gerçekleştirmiş; ardından da İngiltere Başbakanı Theresa May'le Brexit sonrası ticari anlaşmalardan, Ortadoğu "yol haritasına" kadar geniş kapsamlı bir gündemi masaya yatırmışlardı.
İngiltere-Türkiye ilişkileri bağlamında, "PKK ve Kürt sorunu" ve "Brexit süreci ve ekonomi" ve "ABD-AB ekseninde dış politika-güvenlik" konularının öne çıktığı izlenimi aldık.
Londra-Ankara temasları sonrasında yaşananlara bakarsak, resim daha bir belirginleşiyor.
BREXIT YAKLAŞIMI: Türkiye'nin Avrupa'daki en büyük ikinci ihraç pazarı İngiltere ile 16 milyar dolar olan ticaret hacminin, Brexit sürecinde 20 milyar dolara ulaşması hedefini diri tutacak ekonomik işbirliği paketi oluşuyor. Londra finans piyasalarını su yoluna çeviren eski-yeni siyasi ve ekonomi çevreleri ilk sinyalleri veriyor.
PKK'YA KARŞI: Türkiye'nin Suriye sınırında güvenlik operasyonları Londra'dan destek buluyor. TSK ve ABD Silahlı Kuvvetleri, PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD/YPG'nin tehdit alanına giren, Fırat Kalkanı Harekâtı alanı ile Münbiç arasında kalan hatta, yedinci koordineli/bağımsız devriye inisiyatifi aldı. Londra'da PKK'ya yönelik süren "kayıtdışı para" operasyonları, terör örgütünün finans kaynaklarını kurutmaya yöneldi.
SURİYELi MÜLTECİLER: Mülteci sorunu da masadaydı. Suriye'de Esad rejiminin muhaliflerin ağırlıkta olduğu Dera'ya saldırıları, Ürdün ve İsrail sınırına yeni bir göç dalgasına neden oluyor. Resmi açıklamalara göre Türkiye'de 3 milyon 600 bin civarında Suriyeli mülteci bulunuyor. BM verilerine göre Ürdün'de kayıtlı 650 bin, Lübnan'da ise 1 milyon Suriyeli mülteci yaşıyor.
28-29 Haziran tarihleri arasında Brüksel'de düzenlenen AB Liderler Zirvesi'nde, "Türkiye'deki Mülteciler için Mali Yardım Programı" kapsamında, toplam 6 milyar Euro'luk paketin 3 milyar Euro'luk ikinci dilimi kabul edildi. Aynı zirvede Almanya Başbakanı Angela Merkel, 14 Avrupa ülkesini "Mültecilerin kayıt altına alındığı ülkelere geri gönderilmesine" ikna etti. Merkel'in, "Parasını verir, mültecileri yollarız" tutumu en çok göçün ilk durağı olan Türkiye'yi etkileyecek.
F-35 PROJESİ: Amerikan Senatosu'ndan 18 Haziran'da geçen, Türkiye'yi 2002 yılında ortak statüsünde girdiği, yeni nesil savaş uçağı F-35 Lightning II projesinden çıkarma ve teslimini durdurma yasa tasarısına, İngiltere karşı çıkıyor. Türkiye'nin bu programa göre 100'ü kesin 16'sı opsiyonlu 116 adet F-35 alması gündemde. Türkiye ile birlikte 9 ülkeyi kapsayan F-35 savaş uçağı projesinde yer alan İngiltere, "Siz vermezseniz ben veririm" restine yakın durdu.
Programa şu ana kadar 12.5 milyar dolar ödeyen İngiltere, 48 adet F-35 uçağı almayı taahhüt etmişti.
ABD'den "anlaşma iptal edilmeli" çağrıları yükselirken Dallas'ta 21 Haziran'da yapılan törenle Türkiye'ye teknik olarak ilk F-35 uçağı teslim edildi. İngiliz firması Rolls-Royce'un F-35 uçaklarına da parça üreten Kale Grubu ile savaş jetleri motor parçaları üretme anlaşması yapması, savunma sanayiinde zaten iki ülkeyi yakınlaştırmıştı.
FİLİSTİN BARIŞI: Ortadoğu'nun bir 70 yıl daha kaynayan kazan olması kimsenin işine gelmiyor. İngiltere tahtının ikinci sıradaki vârisi Prens William'ın 26 Haziran'da İsrail ve Filistin'e yaptığı ziyaret İngiltere Kraliyet ailesinde bir ilki oluşturdu.
İbranice yayın yapan basın bu ziyaret için "Filistin Yönetimi" terimini, İngiliz Kraliyet Sözcülüğü yazılı açıklamasında "İşgal altındaki Filistin toprakları" ifadesini kullandı. İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin ile görüşen Prens William, Ramallah'ta Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile de tarihi bir buluşma gerçekleştirdi.
Prens William, İsrail ziyaretinin ilk durağı olan Ürdün'de Suriyeli mültecilerle de bir araya gelerek Türkiye-Lübnan-Ürdün üçgeninde yaşanan mülteci dramına kayıtsız kalmadığını gösterdi.
Ayrı bir değerlendirmeyi hak ettiğinden Suriye ekseninde aktörleşen Rusya'nın adını burada geçirmedim. Belki bir gün onu da yazarım; muhabbetle kalın.

Paylaş
KÜNYE

Copyright © 2017 - Tüm hakları saklıdır. Habertürk Gazetecilik A.Ş.