Sevilay Yılman
15 Mayıs 2018 Salı, 19:05:42
Sevilay Yılman
Manyak mısınız yahu, size ne!

SORSAN kendilerine, "İfade özgürlüğünün dibine kadar yaşandığı ülkedir Almanya". Ama görünen o ki bunların özgürlük anlayışı da bizim Yavuz Bingöl'ün özgürlük anlayışıyla hemen hemen aynı seviyede. Yani çok afedersiniz tükürük seviyesinde. 24 Haziran seçim propagandasına kendi ülke sınırları içerisinde yasak getirmelerini anladık.
Buna hiç kimse, hiçbir şekilde itiraz edemez, edilmemeli de ama senin vatandaşlığına sahip diye ünlü bir futbolcunun benim Cumhurbaşkanımla fotoğraf çektirmesinden ve bunun milyonlarca insanla paylaşılmasından sana ne! Delirdim dün görünce haberi yemin ediyorum. Bir bu kalmıştı hani müdahale etmedikleri, sağolsun bunu da yaptı o çok demokrat Alman kardeşlerimiz. Hale bakınız lütfen...
Demokratlıklarına, ifade özgürlüğüne olan sonsuz saygılarına bakın lütfen. Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan İngiltere ziyareti sırasında Alman Milli takımının Türkiye kökenli iki oyuncusu Mesut Özil ve İlkay Gündoğan'la biraraya gelmiş ve fotoğraf çektirmişler. Bu fotoğraflar kamuoyuna yansıyınca da DFB olarak bilinen Alman Futbol Federasyonu açıklama yapmış ve Özil ile Gündoğan'ı Erdoğan'ın seçim kampanyasına alet olmakla suçlamış.
Okuduğumuza göre başka futbolcuların da olduğu o ortamda Erdoğan'la tek konuşulan konu futbol olmuş. Siyaset falan konuşulmamış. Ama diyelim ki siyaset konuşmuş bu insanlar. Ve diyelim ki Mesut da, İlkay da ve Almanya da top koşturan diğer tüm futbolcular da 24 haziran seçimlerinde destek vermek amacıyla Erdoğan'la biraraya gelmişler ve o fotoğrafları da bilinçli çektirmişler...
İyi de bundan size ne! Başka işiniz mi yok burnunuzu sokacak! Pardon da siz Mesut Özdil ve İlkay Gündoğan'ın futbol yeteneğini mi satın aldınız yoksa bütün ruhunu, beynini falan mı?



Nedir bu İsrail Devleti'ni dokunulmaz kılan güç?

Gözlerini kırpmadan öldürüyorlar... Çoluk çocuk demeden... Ve esas acı olansa emir erleri aralarında çocukların olduğu gariban Filistinlileri katlederken, onlar kahkalarla gülüyorlar... Tarihe nasıl yazılır evvelki gün Kudüs'te ABD elçiliğinin açılışında ki o fotoğraf karesi bilmiyorum ama ben özellikle ABD Başkanı'nın kızı İvana Trump'ın o halini izledikçe midem bulandı.
Hani insan duyarsız olur, kayıtsız olur ama bir anneysen sen ve hele de ABD gibi bir ülkeyi yöneten bir ülkenin başkanının kızıysan en azından sırf dostlar öyle alış verişte öyle görsün diye biraz edepli olursun. Milyarlarca insanın bir yanda çocuklar öldürürken senin bir yanda ellerin havada kahkalarla görüntü vermenin seni nereye oturtacağını senin özgeçmişine ne yazdıracağını hesap edersin! Ama nasıl bir hırssa bunlarda ki sadece kalp gözleri değil, beyinlerinde ki düşünce hücreleri de çürümüş!
Salt ABD'nin elçiliğini Kudüs'e taşıdığı için protesto ediyor diye Filistinlilerin öldürülme anlarını izledikçe çok samimiyim kahroluyorum. Ve hiçbirşey yapamamanın verdiği acziyet nedeniyle de kah isyan ediyorum, kah lanetler okuyorum. Lanetim elbette ki katil İsrail Devleti'ne ve onu kullanan siyonizme... İsyanım ise başta İslam Alemi olmak üzere tüm dünyaya! Nasıl bir duyarsızlık bu? Nasıl bir insanlık bu? Bu alçak İsrail Devleti'nin mezalimine dur demek için daha ne bekleniyor? Ne için bekleniyor? Nedir bu İsrail Devleti'ni dokunulmaz yapan Allah'ım? Nedir biri bana anlatsın lütfen!
Not: Lütfen artık bu katliam için Türkiye ciddi bir yaptırım uygulasın. En azından biz, ülke olarak tüm bu umarsız dünyanın içinde namusumuzu kurtaracak birşeyler yapalım. Ama bu bişeylerden kastettiğim kola dökmece, İsrail bayrağı yakmaca veyahutta miting düzenleyip, "Katil İsrail!" diye bağırıp çağırmaca olmasın. Ciddi daha ciddi birşeyler olsun mümkünse!



Ev sahibinin hiç mi suçu yok!

EKONOMİ çok bulaştığım bir alan değil ama bu günlerde galiba hepimiz buna biraz mecburuz gibi. Çünkü gelinen nokta çok iç açıcı değil ve görünen o ki, gidişat da öyle olacak...
Peki neden böyle oldu? Neden ekonomide hiç olmadığı düzeyde bir daralmaya girdi Türkiye?
Ekonomi uzmanları ne der ne düşünür bilemem ama benim kendime göre şöyle bir yorumum var değerli okurlarım; 2010'daydı yanlış hatırlamıyorsam. O zaman dolar kuru 1.51 TL seviyelerindeydi. Bir tartışma başlamıştı. 1dolar 1 TL olur mu diye...8 yılda nereden nereye geldik... Dün dolar 5 TL'ye dayandı, euro 5.30'a çıktı. Hazine'nin 2 yıllık tahvil faizi AK Parti'nin ülkeyi devraldığı noktaya geldi.
Şundan eminim ki, bu işin arkasında ‘Erdoğan gitsin lobisi' var... Buna amenna ama eğri oturup doğru konuşalım. Hırsızın suçu var da ev sahibinin yok mu peki? Bana göre var... Mesela, 6 gün önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nu topladı. Toplantıdan çıkan açıklama gayet olumluydu. Piyasada birçok soru işareti giderildi. Hatta o güvenle dolar kuru psikolojik eşik olan 4.30'un çok aşağısına kadar geldi. Ama ne hikmetse orada kalınmadı.
Erdoğan önce ‘Faiz belasından ülkeyi kurtaracağım' dedi, kur yeniden 4.30'a çıktı. Arkasından Londra'da Bloomberg'e para politikasında etkin bir başkan olacağını söyleyen açıklamalarda bulundu. Kur dün 4.46'ya çıktı. Cemil Ertem devreye girip Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarının Türkçe meali budur demeye çalıştı. Kur biraz gevşedi ama sonuçta cin şişeden çıktı ve maalesef oraya buraya kafa atmaya başladı!
Naçizane fikrimi sorarsanız... Bence seçime kadar iktidarı da muhalifi de para ve faiz politikası konusunda susmalı. Bana kalırsa bu konuda tek konuşması gereken Merkez Bankası olmalı. Böyle olursa adım gibi eminim durum bugünkünden daha iyi olur!
Haksız mıyım?

Paylaş
KÜNYE

Copyright © 2017 - Tüm hakları saklıdır. Habertürk Gazetecilik A.Ş.